Kuşlar   //   Kelebekler //   Güveler //   Arılar & Sinekler   //   Memeliler   //   Sürüngenler   //   Böcekler   //   Bitkiler


Taş bülbülü (Irania gutturalis)

Erişkin Erkek: Taze (yıpranmamış) giysisinde alnından kuyruküstü örtülerine kadar olan kısım, kanat örtüleri, kulak örtülerinin arka kısmı ve boyun yanları gri veya mavimsi gridir. Kuyruğu siyahtır, kuyruk ile gövdenin birleşimimine yakın yerlerdeki tüylerin kenarları gridir. Büyük kol örtülerinin iç kısımları siyahtır, uçları ve kenarları gridir; en uzun alula tüyü belirgin bir biçimde siyahtır (kanat örtüleriyle kontrast yapar), alulanın geri kalanı ve el örtüleri grimsi siyahtır, kenarları ve uçların kalın bir biçimde gridir; uçuş tüyleri ve kın telekleri koyu siyahımsı gridir, kın teleklerinin kenarları kalın, uçuş tüylerini kenarları ince biçimde açık gridir, grinin en kalın olduğu yer kol teleklerinin dibine doğrudur; koltukaltı ve kanataltı örtüleri göğsü ve böğürleriyle aynı renktedir. Geniş beyaz aşı gaga dibinden kulak örtülerinin arkasına kadar devam eder ve orada keskin bir biçimde sonlanır, gözünün arkasına doğru grileşir. Gözpınarlarından kulak örtülerine kadar olanki kısım ile yanakları ve boğaz yanları siyahtır, bu gaga dibinden başlayıp boğaz yanları boyunca devam eden siyah bir şerit oluşturur, bu şerit yanaklarının üst kısmında ve boyunun alt yanlarında giderek grileşir, ve küçük bir miktar kuşta siyah kısımlar iki taraftan boğazın altında birleşebilir (2-3mm genişlikte, nadiren daha geniş). Göğsü, karnı ve boğürleri genellikle koyu kızıl-turuncudur, fakat değişkendir ve bazı bireylerde açık turuncu, ten rengi veya krem rengi olabilir. Kıçına ve böğürlerinin arka tarafına doğru beyazlaşır; kuyrukaltı örtüleri krem rengi veya beyazdır, baldırları açık gri veya grimsi beyazdır. Gözü koyu kahverengi ya da siyahtır. Ayakları, bacakları ve gagası siyahtır. Yıpranmış giysisinde üst kısımları ve kanat örtüleri daha soluktur, grimsi zeytin-kahverengidir ve daha az gri veya mavimsi-gridir; kın telekleri ve uçuş tüylerinin kenarları daha açık renklidir ve kısmen aşınmıştır. Alt kısımları da daha açık renkli ve yıpranmıştır.
Erişkin Dişi: Alnı, tepesi, üst kısımları, kuyruküstü örtüleri, küçük ve ortanca kol örtüleri ve boyun yanları gri ya da grimsi-kahverengidir, kuyruk sokumu ve kuyruküstü örtüleri daha saf gridir. Kuyruğu koyu kahverengi veya siyahımsı kahverengidir. Büyük kol örtüleri ve kın telekleri koyu gridir, uçları ve kenarları krem rengi-gridir; alulaları siyahımsıdır ve uçları grimsi veya açık renklidir, el örtüleri koyu gridir fakat uçları ve kenarları açık gridir; uçuş tüyleri de gri ve grimsi siyahtır, kol telekleri ve iç kısımdaki el telekleri grimsi-ten rengi kenarlıdır. Dıştaki el teleklerinde kenarlar daha incedir. Kolaltı ve kanataltı örtüleri parlak turuncudur. Kısa ve zayıf kaşı açık ten rengidir ve gagadan göze kadar uzanır, orada ince ten rengi veya beyazımsı olan göz halkası ile birleşir. Gözpınarları koyu gri, ön yanakları ve gıdısının yan tarafları gri ve beyaz/ten rengi beneklidir, kulak örtülerine doğru grileşir, boğaz yanlarında ten rengi veya beyazımsı yanak çizgisi ile koyu gri-kahverengi bıyık çizgisi bulunabilir (kulak örtüleri zayıf bir biçimde kızılımsı tonlu olabilir). Gıdısının ortası ve boğazı beyazdır; göğsünün üst kısmı gridir, göğsünün ortası ten rengi olabilir, göğsünün alt tarafı, yanları ve böğürleri parlak kızıl-turuncudur, karın yanlarında daha açıktır (fakat bu değişkendir, alt kısmı tamamen beyazımsı veya tüm göğsü koyu kızıl-tarçın rengi olabilir). Karnın alt kısmına, kıçına ve kuyrukaltı örtülerine doğru beyazlaşır. Göğsünün alt kısmınsa genellikle bazı tüylerin gri dipleri görülebilir. Ayakları, bacakları ve gagası siyah veya siyahımsı-kahverengidir. Yıpranmış giysisinde üst kısımları daha saf kül grisidir, göğüs yanlarındaki ve böğürlerindeki turunculuk daha açık veya soluktur. Bireysel farklılıl gösterir, bunun derecesi büyük ihtimalle erkekteki farklılığa yakındır. Alt kısımları kızıl olan dişiler kızıl karınlı erkeklere benzeyebilir. Daha açık renkli bireylerde ise alt kısımlar (kanataltı örtüleri dahil) zayıf krem rengi tonlu beyazdır, boğaz ve göğüs yanları ise gri veya açık uçludur, bu tür kuşların göğsünde belirsiz pullu veya çizgili bir görüntü olabilir; orta derecedeki kuşların isr göğüsleri gri pulludur ve böğürtleri orta derecede kızıl veya tarçın renklidir.
Genç (1cy): Açık renkli bir erişkin dişiye benzer, fakat tepesinde ten rengi veya beyazımsı çizgiler veya benekler bulunur, sırtına ve omuzuna doğru daha büyük ve üçgenimsi hale gelirler; sırtının alt tarafı ve kuyruk sokumu gri üzerinde krem rengi çizgili veya beneklidir; kuyruküstü örtüleri daha koyu gri-kahverengidir ve zeytuni-kahverengi uçludur. Kuyruğu siyah veya siyahımsı gridir ve tüylerin ucu açık kızılımsı olabilir. Kanat örtüleri omuz tüyleri gibidir veya gri-kahverengidir, taze giysisinde uçlarında kızıl üçgenimsi benekler bulunur, yıprandığında açık ten rengi hale gelir, en büyük olarak ortanca kol örtülerinde ve en büyük olarak büyük kol örtülerinde ve el örtülerinde bulunur. Uçuş tüyleri ve kın telekleri erişkin gibidir fakat kın teleklerinin uçlarında büyük beyazımsı ya da açık kızılımsı benekler bulunur. Kol telekleri ve el teleklerinin iç kısımlarının uçları grimsidir veya açık kızılımsı-ten rengi beneklidir. Kolaltı ve kanataltı örtüleri koyu kızıl veya açık krem rengidir. Kaşı uzun, ince fakat zayıftır, krem rengi veya beyazımsıdır (çok genç kuşlarda üstü koyu beneklerle kapanmış olabilir); gözpınarları koyu siyahımsı gridir, kulak örtüleri ise açık beneklidir. Geniş koyu renkli yanak çizgisi ve ince beyazımsı bıyık çizgisi bulunabilir (en çok genç erkekte belirgin olur). Gıdısının ortası ve boğazı beyazımsı veya açık ten rengidir, hafif biçimde gri beneklidir. Göğsü ve böğürleri açık krem veya ten rengidir, tüylerin uçları grimsidir. Karnın alt tarafına, kıçına ve kuyrukaltı örtülerine doğru beyazlaşır. Gözü koyu kahverengidir. Ayakları, bacakları ve gagası kahverengidir.
2cy (İlk Yılında) Erkek: Erişkin erkeğe benzer, fakat üst kısımları daha soluk gridir ve kahverengimsidir,; gözpınarları, kulak örtüleri ve boyun yanları siyah veya siyahımsıdır; gıdısı ve boğazı beyaz, boğaz altının ve göğsünün yanları koyu gri veya siyahımsı kahverengidir, geniş ten rengi veya turuncu uçludur, göğsünün alt kısmına ve böğürlerine doğru parlak turuncu olur. Karnının ortasından kuyrukaltı örtülerine kadarki bölüm açık krem rengidir. Uçuş tüyleri, kın telekleri, kuyruk telekleri, el örtüleri ve dıştaki bazı büyük kol örtüleri genç giysisinden kalmadır. Bazı kanat örtüleri, kın telekleri ve uçuş tüylerinin uçlarında açık ten rengi veya kirli beyaz üçgenimsi veya yuvarlak (şekli yaşa ve yıpranmaya bağlı) benekler bulunur, bu tüyler uçları açık olmayan yeni tüylerle kontrast yapar. Ayakları, bacakları ve gagası siyah veya siyahımsı kahverengidir.
İlk Yazında Erkek: Marttan itibaren ilkbahar giysisinde erişkin erkekle aynıdır (kısmi üreme öncesi tüy değişimi sayesinde), fakat eskiden kalmış olan uçuş ve kuyruk tüyleri kahverengimsidir (ayrıca birkaç büyük kol veya el örtüsü de eskiden kalabilir, bunlar hala açık uçlu olabilir), erişkine göre daha yıpranmıştır ve kanatları ile üst kısımlarındaki yenilenmiş tüylerle kontrast halindedir. Kanat örtülerinin veya kın teleklerinin iç kısımları da erişkinlere nazaran daha kahverengimsidir.
2cy (İlk Yılında) Dişi: Erişkin dişi gibidir fakat yüzünün alt kısmından boyun ve göğüs yanlarına kadarki kısım gri veya krem rengi şeritli ya da beneklidir, ve belirgin bir açık renkli bıyık çizgisi ile koyu renkli bir çene çizgisi bulunmaz. İlk yılındaki erkek gibi kanat ve kuyruk tüyleri genç giysisinden kalmadır, ve erişkin dişiden yalnızca yıpranma miktarı olarak farklıdır. İlk kışındaki dişiler bazı büyük kol örtülerinde veya kın teleklerinde açık renkli uçlar bulundurabilir fakat bunlar genellikle kış ortasından sonra kaybolur.
Tüy Değişimi: Erişkinler haziran sonundan eylüle kadar yani kışlama alanlarına doğru harekete geçmeden önce tam bir üreme sonrası tüy değişiminden geçerler; fakat bazı bireyler göçten önce değişimi askıya alır ve en dıştaki dört kol teleğini kışlama alanlarında değiştirir. Gençlerin kısmi tüy değişimi (belki bazen tam olabilir) tüy çıkardıktan 10-15 gün sonra başlar, gövde tüyleri Ağustos sonuna kadar yenilenmiş olur; alula, bazı veya tüm büyük kol örtüleri, kın telekleri, maks. 3 dış kol teleği ve maks. 8 el teleği ile bunlara karşılık gelen örtüler ve bazen bazı kuyruk telekleri kışlama alanlarında değiştirilir. Üreme öncesi tüy değişimim detayları iyi bilinmemektedir fakat bazı bireyler kasım-aralık aylarında baş yanlarını ve alt kısımlarını yeniler.

Kurak, açık yamaçlardaki ve daha alçak yokuşlardaki seyrek veya yoğun çalılar, ağaçlar ve orman kümelerinde ürer; yarı çöl ortamlarında sıklıkla akasya ve ılgın ağaçlarında bulunur. Güney Kazakistan ve Orta Asya’da kayalık yamaçlar, dağ etekleri, yokuşlar ile yoğun çalı, ot ve ardıç ağaçları gibi karmaşık bitki örtüsüne sahip dağ geçitlerinde ve vadilerde bulunur. Türkiye’nin batısında ve ortasında 500-1200m ve doğusunda 2000-3000m yükseklikte ürer; Azerbaycan ve Ermenistan’da genellikle armut, badem, barut, alıç ve kuşburnu gibi bitkilerin bulunduğu kurak dağlık alanlarda ürer, ek olarak 860-2000m yükseklikteki terk edilmiş veya çok büyümüş bostanlarda da görülebilir. İsrail’in kuzeyinde 1350-1600m yükseklikteki kurak yamaçlardaki seyrek huş ağaçlarında; İran’da 2850m yüksekliğe kadarki çalılıklı meşe ormanlarında ve açık yamaçlarda; Afganistan’da ise 1800-2100m (belki 2500m kadar) arası yüksekliklerde ürer. Kışın 300-1500m yükseklikteki çorak alanlardaki kuru akasya ve Commiphora çalılıkları ile tarla veya sulama kanalı kenarlarındaki çalılıklarda bulunur. Göç sırasında benzer ortamlarda fakat genellikle daha yüksekte bulunur (Eritre’de 1820m üzeri); bazen bitki örtüsü zengin olan büyük bahçelerde gözlemlenebilir.

Üreme: Orta ve güney Türkiye’den güney Suriye ve kuzey İsrail’deki Hermon Dağı’na (popülasyon çok küçük, örn. 1980’de 10 çift) kadarki kısım, Ermenistan, güney Gürcistan, güneybatı ve güneydoğu Azerbaycan (çoğunlukla Küçük Kafkasya’nın kuzey yamaçlarında), kuzey Irak, kuzey ve batı İran (asıl olarak Elburz Dağları’ndan Köpet, Zagros ve Kirman yaylalarına kadarki kısım), güneydoğu (ve büyük ihtimalle güney) Türkmenistan, orta, kuzey ve kuzeydoğu Afganistan, doğu Özbekistan (Gissar-Alay dağsıraları), Pamir Dağları’nın doğusunda kalan Tajikistan, kuzey Kırgızistan ve güney Kazakistan, Tanrı Dağları’nın batısından Kırgız Ala ve Ugam Dağlarına kadarki kısım ve Kökpek Dağ Geçidi’nde ürer. Buna ek olarak Mayıs 1984’te öten erkeklerin kaydedildiği Malaysari Dağları’nda ve Mayıs 1994 (öten erkek), Mayıs 1995 (yuva materyalı taşıyan birey) ve 2012’de (büyük ihtimalle bölgesini koruyan öten erkek) kaydedildiği Yunanistan’ın Midilli Adası’nda üremiş olabilir.
Üreme Dışı: Orta ve güney Kenya (çoğunlukla yaylaların kuzeyi ve doğusunda, fakat ayrıca nadiren bulunduğu Nairobi kadar batıda) ile (en batıda Serengeti ve en güneyde Dodoma olmak üzere) kuzey ve orta Tanzanya’da kışlar; ayrıca (büyük ihtimalle nadiren) güney Etiyopya’da kışlayabilir (Aralık 1995’te tek bir kayıt).

Besininin büyük kısmını kınkanatlılar, yarımkanatlılar, karıncalar, çekirgeler, güveler, eşekarıları, örümcekler ve böcek larvaları gibi omurgasızlar oluşturur, ayrıca hanımeli gibi bazı meyveleri de tüketir.

Yuvasını otlar ve çeşitli köklerden yapar.
Dişi, üreme sırasında bu yuvaya beyaz üzerine kahverengi lekeler olan 4-5 yumurta bırakır. Kuluçka süresi 13-14 gün, yavru süresi 12-15 gündür.
Yuvasi kupa seklindedir.
Yuvanin dis ceperi yaprak, kurumus ot cali cirpi ve agac kabugundan olusmasina karsin ici yumusak bitki dokusu, sert kil birkac tuy, bez parcalari, kagit, koyun yunu ile dosenmistir.
Disi yuvaya eliptik, sarimsi veya kizila calan kahverengi lekeli yesile calan mavi renkte 4 – 5 yumurta birakir.
Erkek sadece disinin yoklugunda kulucka nobetini devir alir.

Göçmendir, doğu Afrika’ya geçmek için güney, güneydoğu ve güneybatı yönlerine göç eder. Çoğunlukla gece göç eder fakat mola verdiği yerlerde genellikle uzun süre kalır. Göç kayıtlarından elde edilen bilgiler çoğu bireyin Kızıldeniz’in güneyinden Eritre’ye ulaştıktan sonra ince bir hat halinde kuzeybatı Afrika’ya girdiğini göstermektedir. Mısır’da çok nadirdir, güney Sudan’da seyrektir. Türkiye’nin batısındaki ve ortasındaki bireyler öncelikle Kafkasya, İran ve orta Asya’dan güneybatıya doğru hareket eden popülasyonlarla birleşmek için güneydoğu yönünde hareket eder. Ermenistan’daki üreme alanlarını temmuz sonunda, Türkiye’dekileri ise ağustosun ortasında ya da sonunda terk eder, ve tüm popülasyonlar eylülün ilk haftasına kadar üreme alanlarını terk etmiş olur. Güney Kazakistan’ı ve orta Asya’yı ise biraz daha geç, Ağustos sonu ile Eylül ortası arasındaki sürede terk eder. Arabistan’ın çoğunda nadir veya seyrektir (batıda Ürdün’e kadar); buralarda sonbahara nazaran ilkbaharda daha sık gözlemlenir, ki bu da bölgenin tek bir uçuşta geçişildiğini gösterir. Ürdün, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’da Mart ortası ile Mayıs başı arasındaki dönemde gözlemlenir (Kuveyt’de mayıs ortasına kadar uzayabilir). Ek olarak Umman’da temmuz ve ağustos, Ürdün’de temmuz ve ağustos başı, Kuveyt’de ise küçük sayılar halinde temmuz sonu-kasım başı arasında gözlemlenmiştir. Sonbaharda Bahreyn’de iki defa (ağustos ve ekim) ve Riyad çevresinde kaydedilmiştir. Suudi Arabistan’ın merkezinde aralık ayında görülen bireyler, bazı bireylerin orada kışlayabileceğini gösterir ki aynı şekilde Umman’da da küçük sayılar halinde ağustos-ekim ve aralık aylarında gözlemlenmiştir. Yemen’de sonbaharda daha sıktır ve göçü temmuz sonundan eylül ortasına kadar devam eder, ağustosta doruk noktasına ulaşır. Eritre üzerinden ağustos sonu-eylül sonu geçer (ilkbaharda kaydedilmemiştir), fakat Etiyopya (ağustos ortası-ekim ortası) ve Somali’de (eylül ve ekim aylarında az sayıda) geçit süresi daha uzundur. Bazı (belki de çoğu) bireylerin kuzey ve orta Kenya’ya kasım-ocak başı gibi varması mola noktalarında uzun zaman geçirdiğini gösterir. Habitat giderek kuraklaştığı için kuzey Tanzanya’ya doğru daha kademeli bir ilerleme olur; kasım ve aralık aylarında yüksek sayılar halinde Tsavo West Milli Parkı’ndan geçer. Kışlama alanlarında mart sonuna ya da nisan başına kadar kalır; sonbahar göçünündeki rotanın tam tersi doğrultuda hareket eder. Etiyopya ve Somali’den mart başı-nisan ortasına kadar geçer. Bu mevsimde Arabistan boyunca daha yaygındır, fakat hala Yemen, Ürdün (çoğunlukla nisan), Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt (mart sonu-mayıs başı, çoğunlukla nisan) ve Bahreyn’de hala seyrektir. Erkekler üreme alanlarına dişilerden genellikle bir hafta kadar önce varır. Güney Türkiye ve Ermenistan’daki üreme alanlarında çoğunlukla mayıs başında, nadiren nisanın ikinci haftasından itibaren ulaşır. Azerbaycan’a nisan ortasından itibaren, Kazakistan ve Kırgizistan’a ise nisan sonu-mayıs sonunda ulaşır. Birleşik Krallık (3 kayıt), Belçika (1 kayıt), Hollanda (4 kayıt), Norveç (1 kayıt), İsveç (8 kayıt), Almanya (2 kayıt), Kıbrıs (2006’ya kadar 12 kayıt) ve Güney Afrika’da (Kuzey Kap, Temmuz 2006) raslantısal konuktur.

Asgari endişe altındadır (LC). Genel ya da bölgesel olarak yaygındır. Ermenistan’da nadir, Gürcistan ve orta Asya’da nadir veya seyrektir. Kuveyt, Suudi Arabistan ve Bahreyn’de nadir bir geçit kuşudur. Bahreyn’de çoğunlukla ilkbaharda kaydedilir fakat her yıl görülmez. Ürdün ve Umman’da da aynı şekilde çoğunlukla ilkbaharda kaydedilen fakat her sene görülmeyen nadir bir geçit kuşudur. Suudi Arabistan’ın doğusu ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde ilkbaharda sık görülür fakat sonbaharda seyrekleşir. Lübnan’da nadir bir geçit kuşudur (nisan-haziran ve ağustos-ekim), geçmişte üremiştir ve yakın zamanda üç farklı bölgede 2003, 2005 ve 2007’de üremiştir. İsrail’de ürediği tek yer olan Hermon Dağı dışında nisan ortasından mayıs sonuna (bazen haziran sonu) ve temmuz sonundan eylül sonuna kadar geçen seyrek veya nadir bir geçit kuşudur. Kışın doğu Afrika’da seyrek ya da bölgesel olarak yaygındır. Mısır (Sina), güney Sudan ve Yemen’de nadirdir. Türkiye’deki üreyen popülasyon 2000 yılında 410,000-920,000 çift olarak ölçülmüştür ve giderek artmaktadır. Türkiye’deki popülasyonun Dünya popülasyonunun %25-50’sini oluşturulduğu düşünülürse Dünya popülasyonunun 2,5 ile 11 milyon birey arasında olduğu söylenebilir.

Üreme dönemi sırasında çiftler halinde veya dönemin sonlarına doğru aile grupları halinde bulunur; göç sırasında ve kışın bazen dağınık gruplar halinde bulunabilir (örn. nisan ayında Kuveyt’de tek bir alanda 72 birey), bunlar dışında çoğunlukla yalnız dolaşır. Aynı bireylerin aynı alanlarda haftalarca bulunması nedeniyle kışlama bölgelerinde alan koruduğu düşünülmektedir. Ürkek ve kaçamakçıdır, kolaylıkla gözden kaçırılabilir, genellikle saklanarak hareket eder, yerde veya sık bir bitki örtüsünün altında uzun zamanlar geçirir (özellikle üreme alanlarındaki dişiler). En çok göz önünde oldukları anlar kur, yuva kurma ve yavruları besledikleri sıradadır. Erkekler bir çalının tepesinde açıtaki bir tünekten öterler fakat nadiren yaklaşılmasına izin verirler ve hızlıca saklanmaya yeltenirler; bazıları nadiren çalılık alanların kenarındaki daha açık alanlarda dolanırlar. Yerde yaprak yığınları ve yumuşak toprak üzerinde hareket eder, ayrıca kaynanadili gibi alçak bitkilerin içinde de bulunabilir. Nadiren havada böcek kapar. Yerdeyken duruşu Bülbüle çok benzer, uzun adımlarla veya hoplayarak ilerler, kayalar arasında zıplayarak hareket eder. Duruşu oldukça diktir ve kuyruğunu yukarıya doğru tutar (öterken dik açı yapar) ve kanatlarını yere yakınlaştırır; rahatsız edildiğinde kafasını kaldırır ve kanatlarını dışarıya veya aşağıya doğru uzatır, ayrıca kuyruğunu açarak yavaşça aşağı yukarı hareket ettirir, bazen bir yandan diğerine de sallayabilir.

Sesleri arasında sert bir çak ya da çek bulunur; bu seslere hafif alarm durumlarında iki heceli olacak şekilde vurgu yapar ya da sonrasında (bazı ötleğenler ve iki bülbül türüne benzer biçimde) çurrr, turrrr ya da krrrk gibi kısa tıkırdamalı sesler çıkarır, bunları tek başına da çıkarabilir. Bir çift arasında iletişim kurmak için çıkarılan sesler bunların biraz daha farklı versiyonlarıdır, çirk ya da çirrik gibi. Alarm sesleri arasında ince, tekrarlanan bir iit, iit, iit… ya da daha keskin bir çut…çut… bulunur; uzun süre alarm halinde kalırsa bunların arasına sıklıkla takırdamalı bir çurr veya Ak Kuyruksallayanın sesine benzeyen tiz ve iki heceli tsii-çit ya da tzi-lit sokar. Ana ötüşü genellikle yumuşak, flütümsü ve tiz ya da gıcırtılı ıslıklar, daha sert şakımalı ya da fokurdamalı sesler ve ayrıca bazı tıkırtı gibi değişken seslerden oluşan bir seridir; tıkırdamalı bir çurrr ya da gıcırdamalı bir trr-r-r-r sesleri de eklenebilir: skvii-çurilii-çiik-çiik-çiik-çur-skiviiliv-çur-çur-çur-skivir skiviiiiriri-tsik-tsik tsi-tsi-tsi… gibi. Ötüşünün başında kısa tril sesler kullanabilir. Ötüşü genel olarak Kara Boğazlı ve Ak Gözlü Ötleğenlere ya da Çalıbülbülüne benzer, fakat daha melodiktir. Bazı bireyler ötüşlerinde Sarıasma, Alaca Kuyrukkakan ve ötleğenler diğer türlerin ötüş ve seslerini taklit edebilir. Kışın ve göç sırasında daha şakımalı, yumuşak ve daha ilkel bir biçimde ötebilir. Genellikle saklanarak öter (özellikle kışın), fakat üreme döneminin başlarında erkekler çalı ya da kısa ağaç tepelerinden veya nadiren uçarken ötebilir. Ana ötüş yalnızca erişkin erkek tarafından verilir fakat erişkin dişilerin de öttüğü kaydedilmiştir. Ötme dönemi düzensiz aralıklarla neredeyse sadece sabah öttüğü kışlama alanlarında başlar, ocaktan (ya da sıradışı durumlarda aralıktan) hazirana veya temmuz başına kadar üreme bölgelerinde devam eder; fakat bazı bölgelerde üreme döneminin yalnızca en başına tam olarak öter ve kuluçka ile yavru besleme dönemlerinde azalır. Genellikle sabah erken ya da akşam saatleri gibi daha serin zamanlarda öter, fakat bazı bölgelerde sıcaklığa veya rüzgara bağlı bir değişim olmaz. Üreme alanlarına yeni gelen bireyler bir tünekten kanatlarını aşağı sarkıtarak ve kuyruklarını dik tutarak sürekli olarak öterler; ayrıca bir çalının tepesinden havaya doğru yükseldiği ve kısa birkaç süzülmeden sonra tüneğine dönüp kuyruğunu yine kaldırıp açtığı bir kur uçuşu sırasında da öter.

Kaynak :
-www.trakus.org
-Clements, P. & Rose, C. – Robins and Chats (Helm Identification Guides, 2015)

Kategori